<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> <rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" ><channel><title>Cinsel Sağlık Merkezi - Cinsel Hastalıklar</title> <atom:link href="http://www.e-cinsel.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.e-cinsel.com</link> <description></description> <lastBuildDate>Sat, 12 May 2012 22:46:44 +0000</lastBuildDate> <language>en</language> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator> <xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" /> <item><title>Yatakta Kendinize Güvenin</title><link>http://www.e-cinsel.com/genel/yatakta-kendinize-guvenin</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/genel/yatakta-kendinize-guvenin#comments</comments> <pubDate>Sat, 12 May 2012 22:46:01 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=562</guid> <description><![CDATA[İkisinin ortasını bulmak istiyorsanız işe kendinize güvenmekle başlayabilirsiniz. 1 &#8211; DİĞERLERİNİ BOŞVERİN Herkesin cinsel hayatı kendine özel. Başkalarının haftada kaç defa birlikte olduğuna bakarak kendi ilişkinizi yargılamak yerine kendi ilişkinizin özel olduğunu bilmelisiniz. Arkadaşınız partneriyle [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>İkisinin ortasını bulmak istiyorsanız işe kendinize güvenmekle başlayabilirsiniz.</p><p><strong>1 &#8211; DİĞERLERİNİ BOŞVERİN</strong></p><p>Herkesin cinsel hayatı kendine özel. Başkalarının haftada kaç defa birlikte olduğuna bakarak kendi ilişkinizi yargılamak yerine kendi ilişkinizin özel olduğunu bilmelisiniz. Arkadaşınız partneriyle birlikte olduğunda birden çok orgazm oluyor diye sizin de aynı oranda olmanız şart değil. Uzmanlar, cinsel ilişki sırasında kaç defa orgazm olacağınızı kafanıza takmak yerine dokunmaya önem vermeniz gerektiğini belirtiyor.</p><p><strong>2 &#8211; VÜCUDUNUZU KEŞFEDİN</strong></p><p>Vücudunuzun sevdiğiniz noktalarını partnerinize söylemekten çekinmeyin. Örneğin göğüslerinizi beğeniyorsanız partnerinize göğüslerinize daha fazla ilgi göstermesini söyleyebilirsiniz. Bu dokunuşlar kendinize güveninizi yerine getirecektir.</p><p><strong>3 &#8211; STRES YAPMAYIN</strong></p><p>Sağlıklı bir cinsel yaşama zarar veren faktörlerden biri de stres. Stres altında yaşanan cinsel birliktelikler beraberinde mutsuzluk getirebiliyor. Bu nedenle stresi hayatınızdan uzaklaştırmalısınız. Stres dolu bir yaşam cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyor. Uzmanlar, Sibirya ginseng bitkisinin kökünde bulunan ‘Ginsenoit’ olarak adlandırılan etken maddenin, özellikle strese karşı dayanıklılığı artırmaya yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Cinsel ilişki öncesinde Ginseng’in kökünü çiğneyebilir ya da çay gibi demleyerek içebilirsiniz.<br /><div id="attachment_563" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><img class="size-thumbnail wp-image-563" title="Yatakta Güvenin" src="http://www.e-cinsel.com/wp-content/uploads/2012/05/yatakta-kendinize-guvenin-150x150.jpg" alt="Yatakta Güvenin" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">Yatakta Güvenin</p></div><br /> <strong>4 &#8211; DUŞ ALIN</strong></p><p>Yatağa girmeden önce alınan duş hem kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak hem de kan dolaşımını hızlandırarak duyarlılığınızın artmasına da yardımcı olacaktır. Dokunuşlara daha duyarlı hale geleceğiniz için zevk almanız da kolaylaşacak.</p><p><strong>5 &#8211; DOKUNUN</strong></p><p>Uzmanlar sadece yataktaki dokunuşların iyi bir cinsel yaşam için yeterli olmadığını belirtiyor. Bu nedenle yatağın dışında da partnerinize dokunmak cinsel hayatınızda birbirinize olan güveni tetikleyecektir. Konuşurken eline dokunmak, ona masaj yapmak ya da saçlarını okşamak yataktaki heyecanı artıracaktır.</p><p><strong>6 &#8211; SİGARAYI BIRAKIN</strong></p><p>Sigaranın östrojen seviyenizi düşürdüğünü biliyor musunuz? Bu da libidonuz üzerinde oldukça ciddi sorunlara neden oluyor. Sigarayı bırakmak doğurganlığınızın artması da dahil birçok hastalığın önlenmesini sağlıyor.</p><p><strong>7 &#8211; SPOR YAPIN</strong></p><p>Araştırmalar düzenli olarak spor yapan kişilerin cinsel performansının arttığını ortaya koyuyor. Spordan sonra vücutta salgılanan endorfin, yani mutluluk hormonunun seviyesi artıyor, sinirlilik ve gerginlik ortadan kalkıyor. Sporla birlikte vücut sıcaklığı da yükseliyor. Böylece cinselliğe daha kolay hazırlanıyorsunuz.</p><p><strong>8 &#8211; OYUN OYNAYIN</strong></p><p>Eğer partnerinize açıkça nelerden hoşlandığınızı söyleyemiyorsanız erotik oyunların yardımına başvurabilirsiniz. Birbirinize dokunma oyunları ya da masum fanteziler sizi heyecanlandıracaktır.</p><p><strong>9 &#8211; KONUŞMAKTAN KORKMAYIN</strong></p><p>Kadınlar erkeklerin cinsellikteki tecrübesine güvenerek istediklerini söylemeye utanıyor, erkekler ise ne yapmaları gerektiğini bildiklerini düşünüyorlar. Böyle olunca ortaya mutsuz bir cinsel yaşam çıkıyor. Aslında erkeklerin büyük bir çoğunluğu yatakta konuşmaktan hoşlanıyor. Eğer yatakta mutlu olmak istiyorsanız sevdiğiniz erkekle konuşmaya çekinmeyin. Fakat bunu yaparken cümleleri de doğru kurmalısınız. Örneğin ‘…. yaptığında çok iyi hissediyorum’ ya da ‘…yapman çok hoşuma gitti’ gibi. Partnerinizin de kendine güvenmesini sağlayacak bu cümleler daha iyi bir cinsel birlikteliğe de yardımcı olacak.</p><p><strong>10 &#8211; BIRAKIN TERLESİN</strong></p><p>Çiftler her zaman nasıl göründükleri konusunda endişeli oluyor. Oysa cinsellikte kendine güven sadece dış görünüşle olmuyor. Cinsellikte kendine güven koku, tat, hissetmek ve duymak anlamına geliyor. Bu nedenle sevgilinize o gün duş almamasını söyleyebilirsiniz. Yapılan araştırmalar erkek terinde feromonların yani karşı cinsi uyaran salgıların bulunduğunu gösteriyor. Bu salgılar kadınları hem psikolojik hem de fiziksel yönden uyarıcı güce sahip.</p><p><strong>11 &#8211; YENİLİKLERDEN KORKMAYIN</strong></p><p>Cinsel hayatta en sık yapılan yanlışlardan biri de çiftlerin ilişkilerini hep aynı şekilde yaşamaları oluyor. Birçok çift her zaman aynı günde ve aynı saatte sevişmeyi tercih ediyor. Fakat bu, çiftlerin birbirlerine karşı duydukları heyecanı öldürüyor. Eğer cinsel yaşamda mutlu olmak istiyorsanız hiç beklenmedik anlarda partnerinize yaklaşın ve onu baştan çıkarın.</p><p><strong>12 &#8211; DOKUNMAYI UNUTMAYIN</strong></p><p>Seks sadece cinsel birleşme değildir. Uzmanlar dokunuşların kaliteli bir cinsel yaşam için gerekli olduğunu belirtiyor. Bu nedenle partnerinizin zevk aldığı noktaları belirleyin ve önsevişme sırasında bu bölgelere dokunmaya özen gösterin. Çünkü dokunuşlar isteği artırıyor.</p><p><strong>13 &#8211; EN İYİSİNİ DÜŞÜNÜN</strong></p><p>Partnerinizle bugüne kadar yaşadığınız en iyi cinsel deneyiminiz hangisiydi? O anı aklınıza getirdiğinizde hala heyecanlanıyorsanız düşünmekten hiç vazgeçmeyin. Özellikle yatağa girmeden önce bu düşünceyi sürekli tekrarlarsanız hem heyecanınız artacak hem de aynı deneyimi tekrar yaşayabilmek için daha istekli olacaksınız.</p><p><strong>14 &#8211; ONA İNANIN</strong></p><p>Kadınların yatakta kendine güvenmemesinin en önemli nedenlerinden biri fiziksel takıntıları oluyor. Fakat bunu bir kenara bırakmanız gerekiyor. Sevdiğiniz adam size ‘Göğüslerin çok güzel’ dediğinde ona inanmalısınız. Bu sözlere inandığınızda kendinize güveniniz de yerine gelir.</p><p><strong>15 &#8211; UYKU KALİTENİZİ ARTIRIN</strong></p><p>Yapılan araştırmalar horlamanın çiftlerin seks hayatını ve dolayısıyla da aile ilişkilerini olumsuz yönde etkilediğini ortaya koyuyor. Bin çift üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; eşlerden birinin horlaması ilk önce yatakların ayrılmasına neden oluyor. Bu durumda çiftlerin cinsel hayatları olumsuz etkileniyor.</p><p>Kaynak: Formsanté Dergisi Nisan 2012 Sayısı</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/genel/yatakta-kendinize-guvenin/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Seks Hakkında Çok Konuşana İnanmayın!</title><link>http://www.e-cinsel.com/genel/seks-hakkinda-cok-konusana-inanmayin</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/genel/seks-hakkinda-cok-konusana-inanmayin#comments</comments> <pubDate>Mon, 30 Apr 2012 18:51:27 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category> <category><![CDATA[seks konuşmaları]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=557</guid> <description><![CDATA[Prof. Dr. Halim Hattat, toplumuzda cinselliğin birinci gelmek gereken bir yarış olarak algılandığını, bu nedenle süre, sıklık ile ilgili şehir efsanelerinin çok yaygın olduğunu belirtiyor. Hattat’a göre erkekler yetiştirilme tarzları nedeniyle farklı ve abartılı bir [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Halim Hattat, toplumuzda cinselliğin birinci gelmek gereken bir yarış olarak algılandığını, bu nedenle süre, sıklık ile ilgili şehir efsanelerinin çok yaygın olduğunu belirtiyor. Hattat’a göre erkekler yetiştirilme tarzları nedeniyle farklı ve abartılı bir tavır içerisinde olmak zorunda bırakılıyor. Genellikle erkeklerin yetiştirilme tarzıyla, cinselliğe her zaman çok hazır ve çok istekli olunması beklentileri bulunuyor. Bu beklentiler erkeklere taşıyamayacakları kadar ciddi bir yük verilebilmekte. Burada önemli olan cinselliğin birinci gelmek gereken bir yarış olarak görülmemesi. İyi bir performans sadece süre, sıklık ve sayı ile belirlenmez. Önemli olan partnerinizle birlikte sizde mutluluk ve tatmin yaratan bir cinsellik yaşamanızdır Önerimiz, kişilerin kendilerine fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıcı hedefler koymamasıdır. Ancak ısrarcı şekilde devam eden sertleşme sorunu, <a href="http://www.e-cinsel.com/erken-bosalma/erken-bosalma"target="_self"title="erken boşalma" >erken boşalma</a>, isteksizlik veya orgazm probleminde hekimlerine danışmalılar.</p><p>Hattat, ayrıca cinsellikte başarısızlık nedeniyle partneri tarafından suçlanan kişide bu durumun bir travma halini alabildiğini belirtiyor. Cinsellik kişilerin en duyarlı oldukları konuların başında geliyor. Partnerleri tarafından suçlanan kişi eşinden uzaklaşıyor, başarısızlık korkusu ve performans endişesi ile sorununu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Oysa eşler bunu anlayamayabiliyor. ESHA (Avrupa Cinsel Sağlık Birliği) Türkiye ofisi olarak “Cinsel fonksiyon bozukluğu nasıl hissetmenize neden oluyor?” diye sorduğumuzda kişilerin kendine güveninin azaldığını, kendisini endişeli, öfkeli üzgün, depresif, cazibesiz ve mutsuz hissettiğini bulduk. Aynı soruyu “Bu sorunla ilgili partnerinizin suçlamaları Size ne hissettiriyor?” diye yönelttiğimizde hastaların partnerlerinin suçlamaları karşısında kendilerini kızgın, utanç içinde, endişeli, şaşkın hissettiğini, çoğunun kendisine olan güveninizi ve cazibesini yitirmiş hissettiğini gördük. Bu nedenle hasta ve partnerinin mutlaka cinsel sorunları hakkında konuşmaları, suçlama olmadan istek ve düşüncelerini paylaşmaları ve hekime endişelerini ortaklaşa belirtmeleri gerekiyor. Örneğin sertleşme sorununda hastaların kadın partnerleri destekleyici olursa tedavi başarı oranı artıyor. Kadın partnerleri tarafından doktora yönlendirilen erkeklerde başarı şansı yükseliyor. Ayrıca erkeğin tedavisi kadında tatmini arttırıyor. Bu nedenle cinsel sorunları çiftin ortak sorunu olarak görmek gerekiyor.</p><p>Kaliteli bir cinsel yaşam için öncelikle sevgi ve anlayışa dayalı, kaliteli bir beraberlik gerekir. Her zaman eşler arasındaki iletişimin önemini vurguluyoruz. Çift olarak başvuran hastalarımızın rahatlıkla kendilerini ifade edemediğini görüyoruz. En sık rastladığımız sorunlara bakarsak örneğin erkeğin bir defalık başarısızlıkta “tekrar yaşar mıyım?” endişesiyle mahçup olurken kadının da eşi için “Beni artık beğenmiyor” veya “Dışarıda bir ilişkisi mi var?” diye endişelenirken çiftin birbirinden kopmasını görüyoruz. Aynı şekilde cinsel sıkıntılarını ifade edemediğinden eşi tarafından cinsellik açısından soğuk, uzak ve yetersiz olmakla suçlanan bir kadın erkeğin dışarıdaki ilişkilerini normal karşılamaya başlıyor ve ilişki bu şekilde kopma noktasına geliyor. Yani hem kadın hem de erkek birbirlerini yanlış değerlendirebiliyor. Duygu ve düşüncelerin açıklıkla ifadesi çok önemli.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/genel/seks-hakkinda-cok-konusana-inanmayin/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Sadece Cinsel Yolla mı Bulaşıyor?</title><link>http://www.e-cinsel.com/genel/sadece-cinsel-yolla-mi-bulasiyor</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/genel/sadece-cinsel-yolla-mi-bulasiyor#comments</comments> <pubDate>Thu, 19 Apr 2012 18:49:05 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[cinsel hastalıklar]]></category> <category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=553</guid> <description><![CDATA[Kan ve ten temasından, başkasının kullandığı tuvaletten, iç çamaşırından, ıslak yüzeylerden kişiden kişiye geçebiliyor. Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; virüs kaynaklı HPV, Siğil, Uçuk, AIDS, Hepatit B ve [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Kan ve ten temasından, başkasının kullandığı tuvaletten, iç çamaşırından, ıslak yüzeylerden kişiden kişiye geçebiliyor. Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; virüs kaynaklı HPV, Siğil, Uçuk, AIDS, Hepatit B ve C ’ye bir doktorun cinsel yolla bulaşan hastalık teşhisi koyabileceğine, bunların kan ve ten temasından da geçebileceğine dikkat çekiyor. Cinsel hayatı olan herkesin, hastalıklardan korunma yöntemlerini bilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><h2>Virüs Kaynaklı Cinsel Yolla ve Bu Yol Dışında Bulaşabilen Hastalıklar</h2><p>Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; Hepatit (Sarılık) ve Siğil (HPV) virüslerinin çok hızlı bir şekilde bulaştığını, bazen cinsel temas olmasa bile, deri çatlaklarından, hasta birinin kullandığı tırnak makası, diş fırçası, jilet gibi hijyenik kullanım ürünlerinden, hamam, sauna gibi ıslak yüzeylerden ve tam steril edilememiş cerrahi, diş ve dövme aletlerinden, manikür pedikür işleminden rahatlıkla bulaşabileceğini söylüyor. HIV (AIDS virüsü), ve frengi mikrobunun kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında, kan yolu ile de bulaşabilen hastalıklar olduğunu, bulaşmada kontrolsüz kan naklinin, steril olmayan şırınga ve iğnelerin, kesici ve delici aletlerinin de rol oynadığını dile getiriyor.</p><h2>Bakteri Kaynaklı Hastalıklar</h2><p>Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; rahim, yumurtalık ve tüplerin enfeksiyonlarını oluşturan bakteri kaynaklı hastalıklardan bel soğukluğu, frengi, klamidya’nın kısırlık sebeplerinden olduğuna dikkat çekiyor. Akıntı, ağrılı ve sık idrar çıkma, kasık içindeki organlarda ya da karında ağrı, vajinal bölgede yanma ve batma hissi, kadının dış genital bölgesinde kızarıklık ve kaşıntı, eklem ağrısı, boğaz ağrısı görülebildiğini belirtiyor. Bu belirtileri yaşayan kişilerin gerekli testler için doktora başvurmasının erken teşhis için önemli olduğuna dikkat çekiyor. Parazit kaynaklı olan kan emerek yaşamını sürdüren kasık ve kıl bitinin cinsel temas ile bulaşabileceği gibi başkasının kullandığı tuvaletten, iç çamaşırından, yatak örtüsünden geçebileceğine dikkat çekiyor. Özel ilaç ve şampuanlarla tedavi edildiğini söylüyor.</p><p><strong>Cinsel yolla bulaşan hastalıkların hangileri anneden bebeğine bulaşabiliyor?</strong></p><p>HIV enfeksiyonu, hepatit B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes (uçuk) ve klamidya adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine bulaşabiliyor.</p><p><strong>Alınacak önlemler neler?</strong></p><p>Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; tek eşli yada partnerli bir yaşam tercih edilmeli, yeni birlikteliklerde karşı tarafın bu konuda sorgulanması, yeni bir cinsel ilişkide ise prezervatif kullanılmasını öneriyor ve bunun tam bir koruma sağlamayacağını sözlerine ekliyor. Hastalık bulaşan kişilerin cinsel ilişkide bulunduğu kişileri uyarması, hem kendisinin hemde karşı tarafın tedavisini sağlaması gerektiğinin altını çiziyor.</p><p>Evlerde ise diğer bireylerin aşılanarak korunmasını, hastalık taşıyan kişilerin hijyenik ürünlerini (Makas, jilet, diş temizliği aletleri) atmasını veya her kullanımdan sonra dezenfekte etmesini öneren Dr. Partalcı, bu ürünlerin küçük çocukların ulaşabileceği yerlerde, banyoda saklanmamasını, kilitli bir yerde tutulmasının gerektiğini söylüyor.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/genel/sadece-cinsel-yolla-mi-bulasiyor/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Seks Hakkında Doğru Bilinen 6 Yanlış</title><link>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/seks-hakkinda-dogru-bilinen-6-yanlis</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/seks-hakkinda-dogru-bilinen-6-yanlis#comments</comments> <pubDate>Sat, 14 Apr 2012 15:32:07 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Cinsel İlişki]]></category> <category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category> <category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category> <category><![CDATA[seks]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=547</guid> <description><![CDATA[Sağlıklı, mutlu bir cinsel yaşam her bireyin doğal hakkı olmasına rağmen cinsellik hakkında kulaktan dolma bilgiler edinmek, hurafelere kapılmak diğer sağlık konularına oranla çok daha yaygındır. Fakat yanlışın neresinden dönersek kârdır. 1.Ön sevişmeyi olabildiğince uzatmak [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı, mutlu bir cinsel yaşam her bireyin doğal hakkı olmasına rağmen cinsellik hakkında kulaktan dolma bilgiler edinmek, hurafelere kapılmak diğer sağlık konularına oranla çok daha yaygındır. Fakat yanlışın neresinden dönersek kârdır.</p><p>1.Ön sevişmeyi olabildiğince uzatmak gerekir. Yanlış çünkü her sevişmenin kendi içinde bir dinamiği vardır. Eğer ön sevişme gereğinden çok uzun tutulursa ana aktiviteye enerji kalmayabilir.</p><p>2.Erkekler her 7 saniyede bir seks düşünür. Yanlış. Erkekler kadınlara oranla sekse daha düşkün oldukları antropolojik bir gerçektir ama erkekler her yedi saniye de bir cinselliğin derin girdaplarına düşmezler.</p><p>3.Kadınlar sadece klitoris ile orgazm yaşarlar.Yanlış. Kadınlar gibi karmaşık bir organizmaların tek bir şekilde orgazm yaşayacakları düşünülemez. Klitoris fiziksel olarak orgazmı tetikleyen önemli bir organ olmasına rağmen konunun tek görevlisi değildir.</p><p>4.Kalp hastaları cinsel yaşamdan sakınmalıYanlış. Sağlıklı bir cinsel yaşam herkesin hakkıdır. Sağlık sorunları olan insanlarda, doktorlarına tanışarak, gerektiğinde düşük efor sarf ederek, gerektiğinde cinsel hayatlarına ara vererek mutlu bir cinsel yaşama sahip olabilirler.</p><p>5.Menopozda cinsel arzu azalır.Yanlış. Menopoz kadınların cinsel hayatlarının sonu değil üreme hayatlarının sonudur. Menopoza girmiş kadınlarında sağlıklı birer cinsel yaşamı olması şaşırılacak bir şey değildir.</p><p>6.Sevişmede asıl hedef cinsel birleşmedir.Yanlış. Her sevişme insanoğlunun üreme güdülerini tatmin etmek zorunda değildir. Diğer cinsel aktiviteler de oldukça keyifli olabilir, keyifli anlar yaşatabilir. Nasıl sevişeceğiniz sizin keyfinize kalmış.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/seks-hakkinda-dogru-bilinen-6-yanlis/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Bozuk Aile Büyük Tehdit!</title><link>http://www.e-cinsel.com/genel/bozuk-aile-buyuk-tehdit</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/genel/bozuk-aile-buyuk-tehdit#comments</comments> <pubDate>Fri, 30 Mar 2012 17:03:50 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Genel]]></category> <category><![CDATA[cinsel yaşam]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=543</guid> <description><![CDATA[Dr. Keçe, CİSED&#8217;in 2000 yılından bu yana, çiftlere evlilik öncesinde eğitim verilmesini ve bunun zorunlu olmasını sürekli teklif ettiklerini vurguladı. Bu eğitimle birlikte toplumun çekirdeği olan ailenin temel taşlarının daha da sağlamlaştırılacağını belirten Dr. Keçe, [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Keçe, CİSED&#8217;in 2000 yılından bu yana, çiftlere evlilik öncesinde eğitim verilmesini ve bunun zorunlu olmasını sürekli teklif ettiklerini vurguladı. Bu eğitimle birlikte toplumun çekirdeği olan ailenin temel taşlarının daha da sağlamlaştırılacağını belirten Dr. Keçe, böylece aile içi şiddet başta olmak üzere birçok sorunun, verilecek bu eğitimle önüne geçileceğini ifade etti.</p><p>CİSED tarafından, 2000 yılından bu yana yayımlanan deklarasyon, söz konusu projeye destek verir nitelikte:</p><ol><li>Anaokulundan başlayarak Cinsel Eğitim yasal olarak şart olmalıdır.</li><li>Ergenlik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri yasal olarak şart olmalıdır.</li><li>Evlilik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri yasal olarak şart olmalıdır.</li><li>Evlilik Öncesi Anne, Baba ve Eş Eğitimleri yasal olarak şart olmalıdır.</li><li>Cinsel sağlık bilimine üniversitelerimizde Seksoloji A.B.D. adı altında ayrı bir bilim dalı olarak yer verilmelidir.</li><li>Cinsel sağlık bilimi için ‘multidisipliner bir yaklaşım’ şart olmalıdır.</li></ol><h2>&#8220;BOZUK AİLE BÜYÜK TEHDİT&#8221;</h2><p>Türk toplumunda son dönemlerde yaşanan bozulmaların genel toplum normlarını da büyük oranda tehdit ettiğinin altını çizen Dr. Keçe, şunları kaydetti:<br /> &#8220;Aile bozuk olduğu zaman çocuk kendini güvende hissetmiyor. Problemleri büyütmeyi öğreniyor ama çözmeyi değil. Böyle olunca da bu insan ne yapıyor? İş hayatında da problemler yaşıyor. Toplum ve devlet için suçlu veya suça eğilimli bir insan olabiliyor. Kendisi gibi birini bulup evlenerek bu problemli aile yapısını bir sonraki nesle aktarıyor. Bütün travmaların ardında bozuk aile yapısı vardır. Suçlu kişiliklerin bu noktaya gelmesinde asıl suç bozuk aileleridir. Devlet bunun tespitini yıllar önce yapmış ve terörizmin arkasında bozuk aile yapısının olduğunu açıklamıştır.&#8221;</p><h2>ANA-BABALIK EN UCUZ MESLEK OLAMAZ</h2><div id="attachment_544" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.e-cinsel.com/genel/bozuk-aile-buyuk-tehdit/attachment/bozuk-aile-buyuk-tehdit" rel="attachment wp-att-544"><img class="size-thumbnail wp-image-544" title="Bozuk Aile" src="http://www.e-cinsel.com/wp-content/uploads/2012/03/bozuk-aile-buyuk-tehdit-150x150.jpg" alt="Bozuk Aile" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Bozuk Aile</p></div><p>&#8220;Dünyadaki her meslek için bir eğitim, bir diploma gerekiyor. Mesela ben doktorluk yapabilmek için 6 yıl okudum. Sonunda da bir sınava girip diplomamı aldım. Doktorluk, ana-babalıktan daha mı pahalı bir meslek? Ama karı-koca veya ana-baba olmak için penis ve vajina yetiyor. Böyle cinsellik yaşanabilir ama karı-koca veya ana-baba olunmaz. Çiftlerin öncelikle cinselliği öğrenmeleri, anlamlarını keşfetmeleri ve onun sorumluluğunu taşıyabilecek doğru bilgileri öğrenmeleri lazım.&#8221;</p><h2>&#8220;CİNSEL EĞİTİM ŞART&#8221;</h2><p>Psikoterapi Eğitimleri Koordinatörü Doç. Dr. Cebrail Kısa ise, evliliğin eşiğindeki çiftler için eğitimin, özellikle de cinsel eğitimin şart olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Kısa şu tespitleri yaptı: &#8220;Anne-babalar, evlilik öncesi cinsel danışmanlık ve rehberlik eğitimlerini almalıdırlar. Bunun için gecikilen her gün Türkiye’nin temelinden çalınan tuğla gibidir. ABD’de aile filmlerine özel bir bütçe ayrılır. Ailenin kutsiyeti, mutlu ailenin sağlanması ve aile birliğinin fotoğrafını yansıtan filmlere sahip çıkılır ve kendi toplumlarına karşı böyle bir propagandaları var. Orada aile önemsenmeye başlanmış ama bizim gibi muhafazakâr ve geleneklerine bağlı bir ülkede aileye sahip çıkılmıyor ve adeta korunmak istenmiyor. Bu büyük bir çelişkidir ve bir an önce giderilmelidir.&#8221;</p><h3>&#8220;BİNLERCE PROFESYONEL GÖREVE HAZIR&#8221;</h3><p>CİSED Genel Sekreteri Psk. Serap Güngör, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;in onay verdiği söz konusu projeye ilişkin teknik altyapının hazır olduğunu belirterek, bazı önerilerde de bulundu: &#8220;Bu ülkede yetişmiş binlerce aile hekimi, psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve hemşire var. Kadro hazırdır. Bu kişilere 1-2 aylık hızlandırılmış bir eğitimle bir sertifika verilebilir ve bu sertifika ile Aile Danışma Merkezleri açabilirler. Bu merkezlerde evlilik öncesinde çiftlere eğitim verilebilir. Bu eğitimlerde, çiftlere ana-baba olmanın sosyal rolü öğretilebilir. İki yeni insan olarak nasıl yeni bir hayatı kurmaları konusunda fikir verilebilir, kendi aralarında nasıl bir iletişim kurmaları gerektiği anlatılabilir. Bu çok önemli çünkü her sorun iletişimsizlikten kaynaklanıyor. Evlenecek çiftler, problemleri yok farz etmeyi değil çözebilmeyi öğrenmeliler. Olası problemlerin çözümü için kendilerini nasıl değiştirebileceklerini bilmeleri gerek. Çünkü insanlar başkalarını kolay kolay değiştiremezler ama kendilerini kolaylıkla değiştirebilirler. Ayrıca çiftler, cinsellikte olmazsa olmaz kuralları, yapılması ve yapılmaması gerekenleri öğrenmeliler. Böylece daha keyifli ve bilinçli bir cinselliğe adım atacaklardır. Elbette anne-babalık eğitimi de önemli. Gelecekte çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiğini, onların sorunlarını nasıl çözmeleri gerektiğini öğrenmeliler. Her ana-baba kendi ahlaki değerlerini ve savundukları toplum kuralları, o çocuğa aktarmalı. Bunun da baskı ile değil sevgiyle aktarılması gerektiğini öğrenmeliler. Çiftlere verilecek bu eğitim bizce yasal olarak şart olmalıdır. Avrupa Birliği demeden önce biz bunu yerine getirmeliyiz. Bu eğitimle tecavüze uğrayan çocukların, NÇ gibi vakaların, kadına yönelik şiddetin ve de cinsel istismar başta olmak üzere aile yapımıza yönelik her türlü bozulmanın önüne geçebiliriz. Ayrıca eğitimin yanı sıra, uzmanlar çiftlerin evlenmeye hazır olup olmadıklarını gözlemleyecek, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olanlar ya da cinsel ve ruhsal sorunları olanları ortaya çıkaracak ve tedaviye yönlendirecekler.&#8221;</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/genel/bozuk-aile-buyuk-tehdit/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Vajinal Akıntı Sebepleri Tedavisi</title><link>http://www.e-cinsel.com/kadin-hastaliklari/vajinal-akinti-sebepleri-tedavisi</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/kadin-hastaliklari/vajinal-akinti-sebepleri-tedavisi#comments</comments> <pubDate>Fri, 23 Mar 2012 21:19:12 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category> <category><![CDATA[kadın cinselliği]]></category> <category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category> <category><![CDATA[vajinal akıntı]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=538</guid> <description><![CDATA[Her kadının belli zamanlarda yaşadıkları sorundur vajinal akıntı. Aslında kadınlarda akıntının olması normal bir durumdur ama normal olan akıntı şekli renksiz ve kokusuzdur. Eğer akıntıda yoğunluk değişikliği, kötü koku, kaşıntı döküntü varsa ebayanlarda sorun teşkil [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Her kadının belli zamanlarda yaşadıkları sorundur vajinal akıntı. Aslında kadınlarda akıntının olması normal bir durumdur ama normal olan akıntı şekli renksiz ve kokusuzdur. Eğer akıntıda yoğunluk değişikliği, kötü koku, kaşıntı döküntü varsa ebayanlarda sorun teşkil eder.</p><p>Vajinal akıntının çeşitli nedenleri vardır bunlar; vajinal enfeksiyonlar (vajinit yani vajinada iltihaplanma, mantarlar, parazit enfeksiyonları, idrar yolları enfeksiyonu) , adet dönemi döngüsü, yumurtlama dönemleri, hamilelik, cinsel heyecan, hormonal dengesizlikler belli başlı nedenlerdir.</p><p>Kadınların çile çektiği akıntıların sebeplerinin başında idrar yolları iltihabı geldiğini söyleyebiliriz. Bunun idrar kesesi iltihabından kaynaklanmasından tutun soğuk alma üşütmeye kadar bir çok sebebi de olabilir. Bu yüzden basit ve geçici bir rahatsızlıktır diyerek doktora görünmeyi kesinlikle ertelemeyin.</p><p>Vajinal mantarlar ise genital bölge temizliği eksikliğinden sebeplenebildiği gibi sağlıksız bir cinsel ilişkiden de kaynaklanabilir. Vajinal enfeksiyonlar bu akıntının anormal şekilde gelmesine neden olur. Kötü kokuları kaşıntıları yanında getirir bu akıntılarda kıvam ve renk değişikliği olur. Örneğin parazit enfeksiyonlarında akıntı rengi yeşile dönüktür. Vajinada akıntının yanında döküntülerde görülebilir buda mantar oluşumunu gösterir.</p><p>Vajinal enfeksiyonları engellemenin yolu genital temizliğe dikkat etmektir. Bu konu hakkında yardım almak için sitemizde kadınlarda genital temizlik konusuna göz gezdirebilirsiniz.</p><p>Vajinal akıntı hafife alınmamalı geçer diye beklenmemeli mutlaka tedavi edilmelidir. Vajinal enfeksiyonların en belirgin bulaşma yolları cinsel ilişki ve genital hijyene dikkat edilmemesidir.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/kadin-hastaliklari/vajinal-akinti-sebepleri-tedavisi/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Güzellik Cinsel Başarının Garantisi midir?</title><link>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/guzellik-cinsel-basarinin-garantisi-midir</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/guzellik-cinsel-basarinin-garantisi-midir#comments</comments> <pubDate>Fri, 09 Mar 2012 21:28:25 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Cinsel İlişki]]></category> <category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category> <category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category> <category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=533</guid> <description><![CDATA[Dr Ece Hattat son yıllarda yapılan araştırmaların olumsuz vücut imajının beraberinde özgüven eksikliği, cinsel fonksiyon sorunları ve performans düşüşü getirdiğini ortaya koyduğunu, Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin 2011 yılında gerçekleştirdiği araştırmanın da Türk erkek ve kadınlarında [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Dr Ece Hattat son yıllarda yapılan araştırmaların olumsuz vücut imajının beraberinde özgüven eksikliği, cinsel fonksiyon sorunları ve performans düşüşü getirdiğini ortaya koyduğunu, Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin 2011 yılında gerçekleştirdiği araştırmanın da Türk erkek ve kadınlarında fiziksel çekincelerin cinsel sorunlara yol açtığını gösterdiğini belirtiyor Anlaşılan ne yazık ki, tek derdimiz başkalarının görünüşü değil. Çoğu katılımcı belli kültürel kalıplara uygun bir fiziksel çekiciliğe sahip olmadığını düşünüyor ve bu sebeple cinsel hayatlarını da karartıyor.</p><p><strong>İdeal Kadın Bedeni Erkeklere Göre Farklı, Kadınlara Göre Farklı</strong></p><p>Araştırma sonuçlarına gore erkeklerin %61’i ve kadınların %79’u kendilerini yoğun derecede fiziksel ve cinsel yönden cazibesiz bulduklarını söylüyor. Yine hem erkek hem kadın katılımcılar, kadınların kilosunu cinsel çekiciliğin simgesi olarak gördüğünü ifade ediyor. Peki ya erkeklerin kilosu? Erkek katılımcıların %73’ü erkekler açısından da kilonun cinsel cazibenin bir simgesi olduğunu söylerken, kadınların sadece %42’si bu fikirde. Anlaşılan kadınlar partnerlerinde kilo haricinde başka özellikleri cinsel cazibeyle bağdaştırıyor. Bu sonucu “Eşinizin kilosu sizi cinsellik açısından ne kadar etkiler?” sorusunda da görüyoruz. Erkek katılımcıların %82’si eşlerinin kilosuna çok önem verirken, kadınların %54’ü yani yarısından fazlası eşimin kilosu cinselliğimiz açısından önemli değil diyor. Burada da kadınların kendilerine koydukları yüksek görünüş standartlarını ve beklentilerini eşlerine koymadıklarını görüyoruz. Kadınların ideal bedeni erkek katılımcılar açısından 38-40 iken, kadın katılımcılar için 34-36. Bu durum kadınların ince ölçüleri kendileri için idealize etmelerine bir başka örnek teşkil ediyor. “Dış görüşünüzle ilgili endişelerinizi kiminle konuşabilirsiniz?” sorusuna verilen cevaplar birçok kişinin partnerleriyle bu konuyu kesinlikle paylaşamadıklarını gösteriyor. Bu da çoğu zaman katılımcıların kendilerinde buldukları ve belki de partnerlerinin önemsemediği fiziksel kusurlarla çok fazla meşgul olduklarını ve utandıklarını gösteriyor.</p><h2>Yüksek Hedefler: Sadece çekici insan cinsellikte başarılıdır sanılıyor!</h2><p>Katılımcıların %89’u çekici bir insanın cinsellikte de başarılı olacağını düşünüyor. Gerçekten de kendini fiziksel ve cinsel yönden cazibesiz bulan katılımcıların pek çok cinsel problemi var. Kendini fiziksel ve cinsel cazibe yönünden kesinlikle beğenmeyen her 3 erkekten biri cinsel hayatından da kesinlikle mutsuz olduğunu söylüyor. Katılımcı kadınlarda özellikle kilosundan kesinlikle memnun olmayan grupta %72’si isteksizliği, %69’u uyarılma sorunları, %63’ü orgazm ve %74’ü tatminsizlik sorunları olduğunu belirtiyor. Bu kadınların %92’si yeteri kadar çekici olsaydı, bu cinsel sorunların ortadan kalkacağına inanıyor.</p><p><strong>Çekicilik mi Mutluluk Mu?</strong></p><p>Her dört kişiden biri ideal fiziksel özelliklerde olmayı istemenin en önemli sebebi olarak karşı cinse çekici gözükmeyi gösteriyor. “Kendinizi %10 daha mutlu, ancak aynı zamanda da %10 daha az çekici yapacak bir hap olsaydı kullanırlar mıydınız?” sorusuna ise %68’lik bir kesim “kesinlikle hayır” diyor. Daha az çekici olmaktansa mutluluğu reddetmeye hazırlar. Yine katılımcıların büyük oranı (%78) cinsellikte başarılı olmak için estetik ameliyat olmak isteyeceğini ancak çekineceğini bildiriyor.</p><h2>Pozitif Güzellik-Kadınlığın Yol Haritası</h2><p>Dr Ece Hattat, Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin bu araştırması ışığında kadınlar için şu altın önerilerde bulunuyor.<br /> 1. Görünüşe gerektiği kadar önem vermek sağlıklıdır.<br /> 2. Herkesin güzelliği farklıdır. Kendinizle dost olmayı öğrenin.<br /> 3. Güzel hissetmek, güzel görünmekten daha önemlidir.<br /> 4. Genç, seksapel veya ince olmadan da güzel görünmek mümkündür.<br /> 5. Ulaşılmaz güzellik ölçülerini hedeflemeyin.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/guzellik-cinsel-basarinin-garantisi-midir/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Sertleşme Sorununa Partner Desteği!</title><link>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/sertlesme-sorununa-partner-destegi</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/sertlesme-sorununa-partner-destegi#comments</comments> <pubDate>Sat, 03 Mar 2012 23:12:23 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Cinsel İlişki]]></category> <category><![CDATA[erkek cinselliği]]></category> <category><![CDATA[erkek sağlığı]]></category> <category><![CDATA[sertleşme sorunu]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=529</guid> <description><![CDATA[Ona vereceğiniz destek, hekime başvuru konusunda cesaretlenmesini sağlıyor ve sorunun çözümünü kolaylaştırıyor. Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, sertleşme sorunu karşısında erkeklerin tutumuna dair sorularımızı yanıtladı. Hastaların tedaviye katılımı nasıl? Türk erkekleri, [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Ona vereceğiniz destek, hekime başvuru konusunda cesaretlenmesini sağlıyor ve sorunun çözümünü kolaylaştırıyor. Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, sertleşme sorunu karşısında erkeklerin tutumuna dair sorularımızı yanıtladı.</p><p><strong>Hastaların tedaviye katılımı nasıl?</strong></p><p>Türk erkekleri, sorunu kabullenip onu yenmek için bir tıp merkezine başvurmayı tabu olarak görüyor. Ama sorunu yenmede tıbbi destek arayışında olanların, tedaviye uyumu oldukça yüksek. Öyle ki, yaşam kalitesini düşüren bir ağrıda ilaç kullanmakta zorlanan erkekler, sertleşme için reçete edilenleri aksatmadan kullanıyor. Bu durum, bir başka nedenle kan aldırmakta ya da enjeksiyonda zorlanılan hastaların, kendi kendine enjeksiyon konusundaki başarılarıyla da açıklanabilir. Yan etki nedeniyle oral medikal tedaviyi bırakanların oranı, yüzde 2-3. Kendi kendine enjeksiyon tedavisini farklı nedenlerle bırakma oranıysa yüzde 10-15. Yani hekime başvuran Türk erkekleri tedaviye uyumda sorun yaşamıyor.</p><p><strong> Bu hastalara önerileriniz var mı?</strong></p><p>Sertleşme sorunu her ne kadar belirli risk faktörlerine sahip erkeklerde daha sık görülse de, hiçbir faktör taşımayan erkeklerde de yaş ilerledikçe rastlanıyor. İyi bir cinsel hayat, yaşam kalitesi ve özgüvene ulaşmak için tıbbi destek almakta fayda var. Eğer varsa, kendilerine en yakın, ilgi alanı bu konuda özelleşmiş ve ürolojinin bir alt dalı olan androloji bilim dalı polikliniğe; şayet böyle bir imkan yoksa üroloji polikliniğine başvurabilirler.</p><p><strong>Partnerine yardım etmek isteyenlere tavsiyeleriniz var mı?</strong></p><p>Partnerlerin, sertleşme sorununun tıbbi destekle tedavi edilebilen ve bu sayede tatmin edici cinsel ilişkinin geri kazanılabilir bir durum olduğunu bilmeleri önemli. Sorununu paylaşmakta güçlük çeken ya da kendini bir mücadele ortamında yalnız hisseden erkeğin partnerinden bu konuda alacağı destek, hekime başvuru konusunda cesaretlenmesini ve sorunun çözümünü kolaylaştırıyor.</p><p><strong>NANE TADINDA ÇÖZÜM</strong></p><p>Sertleşme sorunu yaşayan hastaların kullanımına sunulan medikal yöntemler üzerine bilgi veren Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, ağızdan alınan ilk ürünün 1999 yılında piyasaya sunulduğunu belirtiyor. Kadıoğlu, ancak 2012 yılında Türkiye’deki hastaların da kullanımına sunulan ‘vardenafil’ etken maddeli, ağızda eriyen tabletin, hasta dostu kullanımıyla son derece önemli bir ihtiyaca yanıt verdiğini söylüyor. Ağızda eriyebilmesi, çok yağlı ve kalorili bir yemek sonrası bile etkinliğini sürdürmesi, 65 yaş altı erkeklerde 15 dakikaya ulaşan hızlı etki başlangıcı nedenleriyle avantajlı olduğunu belirten Kadıoğlu; ürünün, suyla ilaç yutma güçlüğü çeken hastalar için de tercih sebebi olduğunu ifade ediyor. Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin, durumu partnerleriyle paylaşmaktan çekindiklerine işaret eden Kadıoğlu, “Susuz kullanılabilmesi ve hatta nane tadında olması erkekleri rahatlatan bir özellik” diyor.</p><p><strong>GIDA DESTEKLERİ</strong></p><p>Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin bazıları çareyi şifa kaynağı gıdalarda buluyor.<br /> Fındık: Yüzde 54<br /> Ceviz: Yüzde 41<br /> Bal/kaymak: Yüzde 35<br /> Kayısı: Yüzde 23<br /> Keçiboynuzu: Yüzde 18<br /> Mesir macunu: Yüzde 7<br /> Tarçın: Yüzde 4</p><p>Hazırlayan: Tülin Açıkbaş</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/sertlesme-sorununa-partner-destegi/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Penis Protezi Ameliyatı</title><link>http://www.e-cinsel.com/erkek-hastaliklari/penis-protezi-ameliyati</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/erkek-hastaliklari/penis-protezi-ameliyati#comments</comments> <pubDate>Mon, 27 Feb 2012 10:56:55 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category> <category><![CDATA[penis]]></category> <category><![CDATA[penis ameliyatı]]></category> <category><![CDATA[penis protezi]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=525</guid> <description><![CDATA[Bu tedavi, sertleşme sorunun mutlak çözümü. Penis protezi; pompa, hazne ve iki adet silindirden oluşan üç parçadan meydana geliyor. Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, üç parçalı penis protezi ameliyatının detaylarını anlattı: [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p>Bu tedavi, sertleşme sorunun mutlak çözümü. Penis protezi; pompa, hazne ve iki adet silindirden oluşan üç parçadan meydana geliyor. Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, üç parçalı penis protezi ameliyatının detaylarını anlattı:</p><p>&#8220;Penis protezi, genel anestezi altında yapılan, 1.5-2 saat süren bir operasyon. Operasyonu özetleyecek olursak; yaklaşık 5-6 cm.’lik cilt ve cilt altı kesisiyle peniste sertleşmeyi sağlayan yapılara ulaşılır. Bu yapılar protezde bulunan iki adet silindirik çubuğun yerleştirebilmesi için metal çubuklarla genişletilir. Silindirler penisteki bu yapılara yerleştirildikten sonra testisleri içinde bulunduran kesede oluşturulan bir cebe protezin pompası konur. Sonra kapalı bir sistem olan protez içindeki sıvının depolandığı hazne, karın kaslarının altında hazırlanan bir boşluğa yerleştirilir. Silindirler, pompa ve rezervuar ara bağlantılarla bağlanır, içinde sıvı dolaşan kapalı bir sistem oluşturulur. Kesilen katlar, anatomiye uygun şekilde dikişle kapatılır. Bir gün sonra sondası çıkarılan hasta, taburcu edilir. 7-10 günlük antibiyotik tedavisi uygulanır.</p><p>Enfeksiyona Dikkat</p><p>Operasyon sırasında ve sonrasında dikkat edilmesi gereken en önemli komplikasyon, enfeksiyon. Protez enfeksiyonu, yüzde 1 oranında görülür. Tedavisi antibiyotikle yapılır. Eğer bu tedavi işe yaramazsa protez çıkarılır. Bir diğer komplikas- yonsa proteze bağlı mekanik sorunlar. Protezin çalışmadığı ya da bozuk çalıştığı bu durumlarda yine protez çıkarılır ya da değiştirilir.&#8221;</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/erkek-hastaliklari/penis-protezi-ameliyati/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>İşte Kadınların 10 Hatası!</title><link>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/iste-kadinlarin-10-hatasi</link> <comments>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/iste-kadinlarin-10-hatasi#comments</comments> <pubDate>Mon, 13 Feb 2012 19:58:07 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Cinsel İlişki]]></category> <category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category> <category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.e-cinsel.com/?p=520</guid> <description><![CDATA[MÜKEMMEL İLİŞKİ ÜTOPYA! İnsan doğası gereği hata yapar ve mükemmel bir yaratık değildir. Diğer yandan kadın ve erkek de iki ayrı dünyaya sahiptir. İşte tüm bu tehlikeli karışım ortaya ilişkilerdeki hataları meydana getiriyor. CİSED evlilik [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<h2>MÜKEMMEL İLİŞKİ ÜTOPYA!</h2><p>İnsan doğası gereği hata yapar ve mükemmel bir yaratık değildir. Diğer yandan kadın ve erkek de iki ayrı dünyaya sahiptir. İşte tüm bu tehlikeli karışım ortaya ilişkilerdeki hataları meydana getiriyor. CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, yapılan ilk hata, çatışmasız, kavgasız mükemmel bir ilişki yaşama arzusudur. Oysa çatışmasız mükemmel ilişki diye bir şey yoktur. Sadece huzurlu, dengeli ve her iki tarafın da tatmin olduğu bir ilişki vardır. Her iki tarafın da bunu kabullenip ilişkisine bu perspektifle yaklaşması gerekli. İlişkiler söz konusu olan kadın ve erkekse elbette problemsiz olmaz. Çatışmalı bir ilişkide çözüm arap saçına dönmüşse iletişim, karşılıklı yaklaşım ve tutumlar göz önüne alınmalı. CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, çift ilişkilerinin dinamiği 3 unsur ile belirleniyor. Bunlar, Etkileşimsel Sistem, Nesillerarası Sistem ve Bireysel Sistem’dir.</p><p>Etkileşimsel sistem, çiftin birbirleriyle olan iletişimi ile ilişkilerinin kuruluşundaki dinamikleri kapsıyor. Yani çift çatışmaları çözmek yerine büyütmeyi seçtiğinde sorunlar artıyor. Bireysel sistem denildiğinde özellikle bireylerin 0-7 yaş döneminde ve ergenlikte yaşadıkları birtakım yanlışlıklardan bahsediliyor. Yani çocukluk yaraları şu anki ilişkilerde sorun yaratabiliyor. İlişki dinamiklerine yönelik belirleyici olan diğer bir unsur da Nesillerarası sistem. Yani kişilerin anne-babalarının birbirleriyle ve diğer aile üyeleri ile yaşadıkları ilişkiler bu başlık altında ele alınıyor. Çiftin geçmişten gelen aile sırlarının aynen bugünkü ilişkilerine de yansıdığına dikkat çeken evlilik ve ilişki terapistleri, tüm bu faktörlerin bir araya gelmesiyle dinamiklerin belirlendiğini vurguluyorlar. İşte bu dinamikler de tarafların bir ilişkiyi sağlıklı götürüp götüremeyeceklerini belirliyor. Bir insanın mükemmel bir ilişki arayışını, cennet arayışına benzeten CİSED evlilik terapistleri, tüm bu gerçekleri göz önüne alarak çiftlere şunları tavsiye ediyorlar:</p><p>“Çatışmalarınızda birbirinizi adam etmeye çalışmaktan vazgeçin. Her olayda kendi hatalarınıza odaklanıp, önce kendinizi değiştirmeye çalışın, bunu yaparken de koşulsuz olun. “Ben bunu yapıyorum, ben kendimi değiştiriyorum sen de bunu yap, sen de değiştir kendini” şeklindeki ifadeyi aklınızdan silin. Konuşmak ve iletişim kurmak zorundasınız. Haklı olmak veya üste çıkmak genellikle size hiçbir şey kazandırmaz. Bunun yerine suçlamadan dinleyin, mutlu olmayı, anlamayı, karşı tarafın söylediklerini sanki Cumhurbaşkanı veya Başbakan konuşuyormuşçasına ciddiyetle dinleyin. Anlaşılmak güveni, güven de yakınlığı getirir. Bunun tam tersi ise öfke ve yıkıma neden olur. Suçlamak, haklı olmak ve üste çıkmak hiçbir şeyi çözmeyecektir.”</p><p>CİSED terapistleri, ilişkilerde kadınların ve erkeklerin kendi doğalarına göre birtakım hataları olduğuna dikkat çekiyor. İşte evlilik ve ilişki terapistlerin gözüyle kadınların 10 hatası:</p><p><strong>KADINLARIN 10 HATASI</strong></p><p><strong>1- Kutsal anneyi oynamak:</strong></p><p>Annelik tartışmasız kutsal bir olgudur. Bugün hangi topluma bakarsanız bakın annelik kimliğin getirdiği aseksüelite vardır. Ancak bu kimliğinizi yatak odasının kapısına asmanız gerek. Çünkü eşiniz için siz onun evlenmeden önce aşık olduğu ve arzu duyduğu kadınsınızdır. Bu bakış açısı evliliğinizin en sağlam temelidir. Sizin annelik kimliği ile sevgili kimliğini birbirine karıştırmanız da bu temele balyozla vurmak gibi olacaktır. Bu nedenle evlilik hayatında önce kadın, sonra anne olmalısınız. Kadınlığınız anneliğin içinde yok olmamalıdır.</p><p><strong>2- Orgazm taklidi yapmak:</strong></p><p>Her şeyden önce bilmeniz gerekir ki, her cinsel ilişkinin sonunda orgazm olmak zorunda değilsiniz. Bu hurafeyi bir kenara bırakın. Üstüne üstlük orgazm taklidi yapmak erkeklerin tamamı tarafından reddedilen ve istenmeyen bir tutumdur. Kadınlar böyle yaparak erkeğin kendisine olan saygısını kaybetmesini engelleyerek ona iyilik yaptığını düşünür. Belki eşiniz o anda fark etmeyebilir ama daha sonra öğrenmesi ile kısır bir döngü içine girer. Sürekli sizin orgazm taklidi yapıp yapmadığınızdan şüphelenecektir. Bu durum da onda performans anksiyetesine dönüşür. Taklit yapmak yerine dürüst olun. Samimiyet ilişkilerde her zaman yerini bulacak bir tavırdır. Cinsellik salt orgazmlardan meydana gelen ve mutlaka orgazmla sonuçlanması gereken bir süreç değildir. Cinselliğinizin sonunda cebinizde kalması gerekenler, paylaşımların ve yaşanan haz anlarının bolluğudur. Başta göze alamadığınız küçük hayal kırıklıkları, daha sonra çok derin hayal kırıklıklarına yol açabilir ve hem sizi hem de ilişkinizi geri dönülmez bir noktaya taşıyabilir.</p><p><strong>3-İlişkideki gizemi kaybetmek:</strong></p><p>Bir kadının yaptığı en büyük hatalardan biri kocasına ya da erkek arkadaşına en yakın kız arkadaşıymış, ‘kankasıymış’ gibi muamele yapmasıdır. Birçok kadın ilişki süresi uzayınca erkekle her şeyini paylaşmaya başlar. Oysa kadının da erkeğinden ayrı birer dünyası vardır. Kız arkadaşlarınızla konuştuğunuz kadınsı birtakım konuları eşinizle paylaşmamanızda fayda var. Çünkü zaten sizi anlamayacaktır. Kadının da erkeğin de kendine has bir gizemi olmalıdır. Bu da her iki tarafın birbirinde aradığı bir özelliktir. Bu durumun deformasyonu da karşılıklı cinsel beklentilerin azalmasıyla ilişkinizi istemediğiniz bir noktaya sürükleyebilir. Partnerinizin size olan arzusunun devam etmesini istiyorsanız onunla kadınlığa has mahremiyetinizi paylaşmayın.</p><p><strong>4-Eşin erotik filme veya porno izleme isteğini aşağılamak:</strong></p><p>Siz bu durumu istediğiniz kadar reddedin ama günümüzde birçok erkek ergenliğinde veya hayatının bir yerinde mutlaka erotik film veya porno izlemiştir. Öncelikle bunu kabullenmeniz gerekir. Diğer yandan erotik filmler cinsel terapistler tarafından cinsel sorunları olan çiftlere tavsiye olarak sunulmaktadır. Eşinizi yargılamak ve aşağılamak yerine onun neden böyle bir seçimde bulunduğunu anlamak daha doğru. Bunu konuşulabilir bir konu olarak görmek ve gerektiğinde eşinizin erotik film izleme teklifine önyargısız yaklaşmak yatak odanıza renk getirebilir.</p><p><strong>5-İlişki sırasında sessiz kalmak:</strong></p><p>Erkek doğasında cinsel olarak uyarılmak için duymaya ve görmeye ihtiyaç vardır. Bunu ondan esirgemeniz de en az onun kadar sizin de cinsel uyumunuza etki edebilir. Hissettiğinizi daha çok hissedebilmek için duygularınızı dile dökmek, gerektiğinde inlemek, çığlık atmak gibi bedensel duyumlarla dışa vurmak mutlu bir yatağın altın sırrıdır.</p><p><strong>6- Kendi bedeninde kusur bulmak:</strong></p><p>O sizi olduğunuz gibi beğendi ve sevdi. Sizin de kendinizi sevmeniz ve beğenmeniz hayatınızı kurtaracak kadar önemlidir. Unutmayın kendini sevmeyeni bir başkası gerçekten sevemez. Kendine değer vermeyene kimse gerçekten değer vermez, veremez. Kısa ya da uzunsunuz, şişman ya da çok zayıf fark etmez. O sizinle olduğunuz gibi birlikte olmak istiyor. Kendinizi sevmeniz ve bedeninizle barışık olmanız, cinsel hayattan zevk almanızın ilk ve en önemli koşuldur. Eşinizle gerektiğinde aydınlıkta, açık ışıkta birlikte olun, evde iç çamaşırlarınızla dolaşın. İlk önce kendi bedeninizle flört edin.</p><p><strong>7- Başka kadınları aşağılamak ve hakaret etmek:</strong></p><p>Başka insanları bedensel veya kişiliksel özellikleriyle aşağılamak kimse tarafından hoş karşılanmaz. Kimse kimseye benzemediği gibi farklı farklı özellikleri veya kusurları olabilir. Ancak kendini mükemmel kabul edip herkesi küçük görmek, sürekli eleştirmek ve açıklarını dile getirmek partneriniz için rahatsız edici bir hal alabilir. Kadınlar eleştirmek söz konusu olunca erkeklere göre hemcinslerine karşı acımasızdırlar. Bu tutum da erkeklerin hoşuna gitmez. Annesinin, kız kardeşinin veya kadın bir iş arkadaşının durup dururken eleştirilmesi bir süre sonra erkeğin bu eleştirileri içselleştirmesine yol açabilir. Bir gün o eleştiriler birikip size dönebilir. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Her şeye rağmen insanlarla ve kendinizle barışık bir karakter çizerek kendinize olan güveninizi ortaya koyun. Bu size yönelik, akıllarda daha olumlu bir portre çizecektir.</p><p><strong>8- Seksi amaçlar için kullanmak:</strong></p><p>Cinselliği bir armağan gibi ruhun ve bedenin paylaşılması dışında bir amaç için kullanmak ilişkinizin kalitesini bozacaktır. Bu durum kadınlarda çok eskilere dayanan bir taktiktir. Ancak taş yerinde ağırdır. Cinsellikle günlük hayatın birtakım kazanımlarını birbirinden ayrı tutmanızda yarar var. Yatakta elde edebileceğiniz en büyük kazanç partnerinizle paylaştığınız hazlar ve güzel anlardır. Olguya bu şekilde yaklaşmalısınız. Aklınızdan çıkarmayın ki cinsellikle daha fazla sevgiyi veya gelecek garantisini elde edemezsiniz.</p><p><strong>9-Erkeğe özensiz davranmak:</strong></p><p>Her erkek ve elbette her insan beğenilmek, adam yerine konulmak, önemsenmek ister. Kendine saygı duyulmasını bekler. Partnerinin sadece davranışlarına değil kendine bakmasını, özen göstermesini de ister. Akşam partnerinin güzel kıyafetlerle kendini karşılamasını, güzel kokmasını, küçük sürprizler hazırlamasını hayal eder. Kadının bu şekilde erkeğe özenli davranması kendine ve ilişkisine verdiği değerin bir göstergesidir.</p><p><strong>10-Sadece penise odaklanmak:</strong></p><p>Erkeklerin cinsel hazzı sadece penisten aldığı doğru bir bilgi değildir. Kadın erkek fark etmeksizin insan bedeni tamamen sinir ağları ile örülmüştür. Bir erkeğin cinsel hazzı peniste yoğunlaşmış olabilir ancak tıpkı kadın gibi göğüs uçları da hassastır. Önemli olan kadının partnerinin bedenini keşfetmesidir. Bu nedenle partnerinizle çıktığınız bedensel yolculuğun önemli yol ve kavşaklarını keşfedin.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.e-cinsel.com/cinsel-iliski/iste-kadinlarin-10-hatasi/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> </channel> </rss>
<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk: basic
Page Caching using disk: basic
Database Caching 32/68 queries in 0.012 seconds using disk: basic
Object Caching 1000/1061 objects using disk: basic

Served from: www.e-cinsel.com @ 2012-05-19 15:49:32 -->
